Piyasa

Kapalıçarşı · serbest piyasa

$

Dolar

Euro

Au

Gram altın

Gündem

Almanya: Saksonya Anhalt'ta AfD neden bu kadar güçlü?

DW Türkçe

Saksonya-Anhalt, Almanya'da yapısal sorunların yaşandığı kırsal karakterli bir eyalet.

Burası 6 Eylül'de, "kısmen aşırı sağcı" olarak sınıflandırılan AfD'nin ülkede iktidara geleceği ilk eyalet olabilir.

Eyaletin doğusunda Leuna ve Bitterfeld çevresinde, bugün hâlâ yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayan kimya sanayisi üçgeni bulunuyor.

Batıda Harz Dağları yer alıyor.

Elbe Nehri ise eyaleti doğudan kuzeye doğru kat ediyor.

Yaklaşık 2,1 milyon nüfuslu Saksonya Anhalt, Almanya'nın popülasyonu görece az eyaletlerinden biri.

Yalnızca eyalet başkenti Magdeburg ile diğer büyük şehir Halle'nin nüfusu 200 binin üzerinde.

Ancak önümüzdeki Eylül ayında sadece Almanya'nın değil, uluslararası kamuoyunun ve medyanın gözleri bu küçük eyalete çevrilecek.

Çünkü Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası tarihinde ilk kez kısmen aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir partinin adayı, eyalet başbakanı olabilir.   Almanya için Alternatif (AfD) partisi, başbakan adayı ile birlikte bütün güncel anketlerde açık ara birinci sırada görünüyor.  Saksonya Anhalt'ta AfD'nin anketlerdeki desteği şu anda yüzde 40'ın üzerinde.

Eyaleti 1990'da kurulmasından bu yana çoğu zaman yöneten muhafazakâr Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 23 ile 26 arasında değişen oranlarla oldukça geride.

Eyaletin Anayasayı Koruma Dairesi ise AfD'yi "kesinleşmiş aşırı sağcı" olarak sınıflandırıyor.

Ancak bu değerlendirme, partinin halk arasındaki desteğine şimdiye kadar zarar vermiş görünmüyor.

Sol Parti anketlerde yüzde 13, Sosyal Demokratlar (SPD) ise yalnızca yüzde 6 seviyesinde.

Yeşiller ve Hür Demokratların (FDP) eyalet parlamentosuna girip giremeyeceği ise belirsiz.

Bu nedenle eski CDU'lu Eyalet Başbakanı Reiner Haseloff'un sözleri adeta bir uyarı niteliğindeydi.

Haseloff, 2025 yazında AfD'nin iktidara gelmesi hâlinde eyaletten ayrılmak istediğini açıklamıştı.

O dönem "Spiegel" dergisine konuşan Haseloff şöyle demişti: "AfD'nin iktidarda olduğu bir eyalette yaşamak istemiyorum." Haseloff, Magdeburg'daki eyalet parlamentosunda otururken sık sık kendisini "Weimar Cumhuriyeti'nin son dönemindeki Reichstag'da (Parlamento) ya da daha sonra Berlin Sportpalast'ta (Spor Sarayı) oturuyormuş gibi" hissettiğini de söylemişti.

Bu mekânların seçilmesi, aynı zamanda tarihî bir gönderme niteliğinde.

Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels de 1943 yılında "topyekûn savaş" Sportpalast'ta çağrısı yapmıştı.

PDS'nin desteklediği bir azınlık hükümeti Haseloff bu yıl Ocak ayında 15 yılın ardından görevinden ayrıldı.

Yerine yine CDU'dan Sven Schulze geçti.

Schulze şimdi sağ popülist AfD'nin iktidara gelişini engellemeye çalışıyor.

Bunda başarılı olamazsa Eylül ayında CDU liderliğindeki eyalet hükümetlerinin uzun dönemi sona erecek.

Son olarak muhafazakâr CDU, SPD ve FDP ile birlikte hükümet etmişti.

Saksonya-Anhalt, 1994 ile 2002 yılları arasında da eyalet sınırlarının çok ötesine ulaşan siyasi tartışmaların odağında yer almıştı.

Temmuz 1994'te, daha sonra hayatını kaybeden Sosyal Demokrat Reinhard Höppner, Yeşiller ile birlikte bir azınlık hükümeti kurdu.

Bu hükümete, Doğu Almanya'yı 1949'dan 1989'a kadar fiilen tek parti olarak yöneten Almanya Sosyalist Birlik Partisi'nin (SED) devamı niteliğindeki Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) dışarıdan destek verdi.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasından yalnızca beş yıl sonra, eski Doğu Almanya rejiminin iktidar partisinin siyasi mirasçılarıyla iş birliğine gidilmesi, özellikle muhafazakâr çevrelerde ülke çapında bir tabu ihlali olarak değerlendirildi.

Aşırı sağ daha önce de yükselmişti: DVU örneği Höppner daha sonra, Mayıs 2002'ye kadar Yeşiller olmadan tek başına hükümet etti ve yine PDS'nin oylarına ihtiyaç duydu.

Kısa süre içinde "Magdeburg modeli" olarak anılan bu uygulamanın ardından PDS veya onun devamı niteliğindeki Sol Parti başka eyaletlerde de hükümet sorumluluğu üstlendi.

Bu sürecin başlangıç noktası Saksonya Anhalt olmuştu.

Saksonya Anhalt'ta aşırı partilere oy verme eğilimi geçmişte de başka birçok yere kıyasla daha yüksekti.

Örneğin aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Alman Halk Birliği (DVU), 1998'de yüzde 12,9 oyla eyalet parlamentosuna girmeyi başardı.

Ancak iç çekişmelerle parçalanmış durumdaki parti, 2002 eyalet seçimlerine yeniden katılmadı.

Uzmanlar bugün AfD'nin anketlerdeki yüksek oy oranlarını, Saksonya Anhalt'ta yaşayan birçok insanın Almanya'daki mevcut durumdan duyduğu büyük memnuniyetsizliğe bağlıyor. 1989'daki siyasi dönüşümün ardından özellikle linyit madenciliği ve kimya sanayisinde çok sayıda iş kaybedildi.

Pek çok genç eyaletten ayrıldı ve geri dönmedi.

Yabancıların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 9 ile Almanya ortalamasının çok altında olmasına rağmen çok sayıda kişi daha fazla göçe karşı çıkıyor.

Çok sayıda gözlemciye göre yaklaşık 25 yıl önceki DVU örneği de şunu gösteriyor: Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağcı oluşumların uzun zamandır, seçim programlarından bağımsız olarak bu partilere oy veren ve bugün AfD'yi destekleyen sabit bir seçmen kitlesi bulunuyor.

Saksonya'daki Chemnitz Üniversitesi'nden siyaset bilimci Benjamin Höhne, Deutschlandfunk Radyosu'na yaptığı açıklamada, AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta iktidara gelmesi durumunda anayasal düzeni dönüştürmeyi planladığını düşünüyor.

Höhne'ye göre, liberal ve hukuk devleti ilkeleri sistematik biçimde geriletilmek isteniyor: "AfD'nin şu anda ABD'yi de çok dikkatli izlediğini düşünüyorum.

Zira Başkan Donald Trump yönetimindeki mevcut hükümet de benzer bir çizgi izliyor." Ancak Höhne, bu tür radikal programların tek bir eyalette uygulanmasının kolay olmadığını da vurguluyor: "Tek bir eyalette bir düğmeye basıp her şeyi aşırı sağın senaryosuna göre değiştirmek mümkün değil." Görünen o ki, Avrupa'da ve dünyanın başka bölgelerinde çok sayıda kişi, 6 Eylül akşamı Almanya'nın ortasındaki bu küçük eyalete odaklanacak.

Kaynağında oku

Tartışma

Küfür ve hakaret otomatik engellenir.

Yorum için giriş yap.

İlk yorumu sen yaz.